tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2014 Cumartesi

SANFRANCISCO TURUNA DEVAM..... BU SEFER İSTİKAMET FISHERMANWARF, PIER 39 , GOLDEN GATE VE ALCATRAZ ADASI


PIER 39 

FISHERMANWARF VE PIER 39 

İstanbuldan yola çıkmadan duyduk ününü. Herkes mutlaka gidin Pier 39 a dedi. Gidince gördük ki bildiğiniz bir liman ( Karaköy de çok trend bu aralar. Acaba yabancılar da aynı şeyi Karaköy için söylüyorlar mı diye bir düsünce geçti aklımızdan hızlıca: )


1800 lerin ortalarında İtalyan göçmen balıkçılar Fishermanwarf a gelmişler. Bölgede altın çıkarılmasına bağlı olarak gittikçe artan popülasyonu avantaj olarak kullanmışlar ve balıkçılık yapmaya başlamışlar. ( Gayet akillica) Hatta Paladini adında biri kendi Paladini balık şirketini kurmuş ve balığın kralı olarak ün kazanmış. Liman 1970 -1980 lerde yenilenmiş ve turist akınına uğramış.

Union Squere den denize inen caddelerinden, biraz inişli çıkışlı da olsa yürüyerek ulaşabiliyorsunuz FishermanWarf'a. Sanfrancisco'nun ünlü caddelerinden Market Streetten bizim yaptiğımız gibi dümdüz yürürseniz direk Pier 1'e ulaşıyorsunuz. Sonra sırasıyla Pier 3- 5- 7- 9 devam ediyor ve Pier 39'a ulaşıyorsunuz. Pier 39 Fishermanwarf'ın en ünlü lokasyonu. Bir tür alışveriş merkezi gibi. İçinde bulunan bir tur şirketinden hemen önünden kalkan gezinti gemileri için bilet alabiliyorsunuz. Bu gemilerle Golden Gate ve Bay Bridge altından gecip, denizden nefis fotoğraflar çekebiliyorsunuz. Bu arada meşhur Alcatraz adası turunu da hemen yanındaki Alcatraz adası turu için ayrılmış kısımdan satın alabilirsiniz. Biz maalesef alamadık. Çünkü turda ancak bir hafta sonraya yer varmış. Çok üzüldüm bir haftadır Sanfranciscodaydık ve bu konuyu nasıl atladık diye. Oysa çok istiyordum Alcatraz adasını gezmeyi. Çocukken bir film seyretmistim Başrolünü Burt Lancaster'in oynadığı "Alcatraz Kuşcusu" filmi beni cok etkilemişti. O filmden mi nedendir hep gitmek isterdim ama dışından görmek kısmetmiş ne yapalım. Sevgili Öznurum herzamanki iyimserliği ile "aman ya ada işte çevresini dolaştırıyor ya gemi ayak bassan ne olacak" diye beni teselli etmeye çalıştı.